|
|
 |
Güçlü ülkelere karşı endişe artıyor;
ıÜüPew araştırma merkezinin, 47 ülkede 45 bin kişiyi kapsayan araştırmasının sonuçları, dünyanın önde gelen güçlü ülkeleri ve bu ülkelerin liderlerine karşı duyulan endişe ve huzursuzluğun 5 yıl öncesine göre hızlı bir şekilde arttığını ortaya koydu. Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri; ABD’nin, hem en dostça görülen; hem de en çok korkulan ülke olarak belirlenmesi.
Anketin soruları ekonomiden güvenliğe, yolsuzluktan uluslararası tehdit algılamalarına dek farklı konuları kapsıyor. İngiltere ve Kanada’da ankete katılanlar, dış politikasına ilişkin kaygılarına rağmen; Washington’u en büyük dost olarak görüyor. Çoğu Müslüman ülkeyle, Latin Amerika ülkeleri ve Çin; ABD’yi, İsrail ve Kuveytliler ise, İran’ı en büyük tehdit olarak görüyor.
Amerikan lideri Bush ve Rusya lideri Putin’e duyulan güven ise Rusya hariç hemen her ülkede hızlı bir şekilde azalmış. Bu liderlere duyulan güvenin azalmasının en önemli sebebi ise ABD’nin dış politikası olarak gösteriliyor. Tüm dünya çapında insanlar Amerikan birliklerinin sadece Irak’tan değil, Afganistan’dan da çekilmesini istiyor.
Anketin Türkiye ayağı 971 kişinin katılımıyla; 10 Nisan - 3 Mayıs günleri arasında yapılmış ve sonuçlarda dikkat çekici bulgular yer alıyor. Türkler’in en büyük kaygısını ekonomik koşullar oluşturuyor. Anketin sorularından biri “Hayatınızdan memnun musunuz?” Bu soruya Türkiye’den “evet” yanıtını verenlerin oranı, beş yıl öncesine göre, %10 artarak % 26 olmuş. Hayatlarından duydukları memnuniyet en fazla artan ülke vatandaşlarıysa Brezilyalılar.
Ekonomik koşullarını bireysel kaygı listelerinin en başına yerleştiren Türkler’in oranı % 70. Bu oran ABD’de % 39, Almanya’da ise % 22. Aynı ankette ‘ülke ekonomisini beş yıl öncesine göre daha güçlü bulanların’ oranı, Türkiye’de yüzde 32’lik artışla % 46’ya ulaşmış.
“En önemli ulusal sorunlarınızı sıralayın” sorusuna verdikleri yanıtlar da anketin dikkat çekici unsurlarından. Türkiye, Hindistan, Pakistan, İspanya, Bangladeş ve İsrail’le birlikte terörü en önemli sorun sıralamasında ilk sıraya yerleştiren ülkeler arasında yer alıyor. Diğer ülkelerde ise, suç, yolsuzluk, uyuşturucu konuları en önemli sorunlar olarak öne çıkıyor.
Ankette, ülke lideri, ordusu ve medyaya yönelik yaklaşımlar da irdeleniyor. Amerika ve Kanada’dan ankete katılanlar, ordu hakkında ülke liderine kıyasla daha olumlu görüş taşıyorlar. Ancak 70’li yıllarda askeri darbelere hedef olan Latin Amerika ülkelerinde tablo farklı. Ankete katılan beş Latin Amerika ülkesinde kamuoyu, lidere ordudan daha sıcak bakıyor. Türkiye’de ise, orduya olumlu bakanların oranı % 85.
Ankette, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a olumlu bakanların oranı % 63. Türk medyasının etkisini olumlu bulanların oranı %26’yla, anketin yapıldığı 45 ülkeden elde edilen sonuçlar arasında en düşüğü.
Öte yandan, ABD’nin Türkiye’de de en büyük tehdit olarak görüldüğünün altını çizmek gerek.Türkiye’de anketin katılımcılarının %64’ü, Washington’u en büyük tehdit olarak görüyor. ABD’nin, Türkiye için bir askeri tehdit olabileceğinden endişe edenlerin oranı ise, %77 olarak belirlenmiş. İran’ı tehdit olarak gören Türklerin oranı ise yüzde 6. İran’ı en büyük tehdit olarak görenlerse yüzde 65’le İsrailliler. (ik)
ıÜüKüreselleşmeye, gelişmiş ülkeler penceresinden bakmakla, gelişmekte olan veya gelişmeyen ülkeler penceresinden bakıldığında görüntü ve algılama aynı olmamaktadır.
Küreselleşmeyi tanımlamaya yönelik çalışmalar kanaatimce tek bir noktada birleşmektedir. Bu da 'değişim' olgusu şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Özellikle, Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte dünyamız, çok hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Hepimizin yakından takip ettiği üzere, uluslararası güvenlik ortamı son derece değişken ve öngörüleri zorlaştıran bir hal almıştır. İşte bu değişim sürecini doğru algılayabilen toplumlarla algılayamayan veya yanlış algılayan toplumlar kendi geleceklerini olumlu veya olumsuz yönde etkileyeceklerdir.
Geleceği tahmin etmenin en sağlıklı yolunun, o geleceği yaratmak olduğu herhalde herkes tarafından kabul edilecek bir yaklaşımdır. Burada önemli husus, o güce sahip olunması ya da olunmaması gerçeğidir.
|
|
 |
|
|
|
|